İBB davasında 7'nci celse (18 Mart 2026)

İBB davasında 7'nci celse (18 Mart 2026)

Silivri’de görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Davası’nın 7’nci gününde ilk savunmayı, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or'un yapması bekleniyordu. Ancak İmamoğlu, Mahkeme Başkanı'na konuşma yapmak istediğini iletti ve kürsüye çıktı.

İSTANBUL Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 106’sı tutuklu 402 sanıklı İBB Davası, ikinci haftanın üçüncü gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başladı.

İBB Davası'nın 7. duruşma gününde tutuklu sanıklar parça parça mahkeme salonuna getiriliyor. Günün ilk savunmasını, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or yapması bekleniyor.

Eylem 122 kapsamında "rüşvete aracılık etmek"le suçlanan Or’un savcılık ifadesinde rüşvete dair sadece "Duydum" şeklinde beyanda bulunması dikkat çekiyor. Or, 29 Eylül 2025’de verdiği savcılık ifadesinde, "Ben görev yaptığım süreç boyunca Ali Sukas’a birilerinin para verdiğine gözümle şahit olmasam da bu konularda ciddi şüphelerim olmuştu" ifadelerini kullanmıştı.

16:35 | TAHLİYE KARARI ÇIKMADI

Ali Sukas’ın savunması yaklaşık 3 saat sürdü ancak tamamlanmadı.

Mahkeme başkanı duruşmanın pazartesi devam etmesine karar verdi.

Ali Sukas 69 sayfalık savunmasının 45 sayfalık kısmını tamamladı. Kalan 24 sayfası bayramdan sonra görülecek duruşmada devam edecek.

Avukatlar, Mahkeme Başkanı’ndan tahliye değerlendirmesi yaparak ara karar kurmasını istedi.

Hakim, tutukluluk değerlendirmesini nisan ayında yapacağını tekrar etti. Bayram öncesi İBB Davası'nda tahliye kararı çıkmadı.

16:15 | "SUÇ ÖRGÜTÜ ÜYESİ OLSAM KENDİME KADRO KURMAZ MIYDIM?"

Savunmasına devam eden Ali Sukas hakkındaki iddiaları reddetti. Çalıştığı kadroların kendisinden önce de aynı görevlerde olduğunu vurgulayan Sukas, "Ben suç örgütü üyesi olsam kendime kadro kurmaz mıydım?" diye sordu. Sukas’ın ifadeleri şöyle:

"Ben Özel Kalem Müdürümün siyasi ideolojik kimliğini biliyorum. Asistanım aynı. 20 yıldır, 15 yıldır şirkette çalışıyor. Çaycım öyle, hatta en son ben emekli ettim onu. Yani 11-12 genel müdürle çalışmış bir çaycımız vardı. Emekli oldu geçen sene. Çaycılarımı değiştirmedim, şoförümü değiştirmedim. Yani ben geri zekalı mıyım, ben aptal mıyım? Ben suç örgütü üyesi olsam kendime kadro kurmaz mıydım? Böyle işlerin içine gireceğim, bu kadar riskli işlerin içerisinde para ilişkilerini, ahlaksızlıkların içerisinde ama o kadroyu orada tutacağım. Kendime göre bir kadro kurardım. Hani çok zor bir şey değildi."

İBB Davası’nın şu ana kadarki en uzun savunmasını yapan Ali Sukas'ın 2 buçuk saati aşan savunmasından öne çıkan bazı diğer kısımlar:

"Savcılık, Genel Müdür olarak atandığım andan itibaren sözde 'çıkar amaçlı suç örgütü'ne üye olduğumu iddia ediyor. İddiaya göre 2019’dan beri bu yapı içinde hareket ediyorum, alım yapılacak firmaları seçiyorum ve işlerin bedelinin yüzde onunu alarak sisteme aktarıyorum. Ancak dosyada ifade veren Ali İhsan Mengi, Yücel Mengi ve Dinçer Kantar’ın beyanları savcılığın bu iddiasıyla açıkça çelişiyor. Bu kişiler 2024 yılına kadar kendilerinden herhangi bir para talep edilmediğini açıkça söylüyor. Eğer gerçekten 2019 yılından beri işleyen bir sistem olsaydı, bu kişilerin işe başladıkları 2020-2021 yıllarından itibaren para istendiğini söylemeleri gerekirdi."

"Burada 'Büyükşehirlerde kurulan iştirak şirketleriyle alakalı nasıl düşünüyorsunuz?' diye sorsanız; Ben AKP iktidarının en doğru yaptığı şeylerden bir tanesinin iştirak şirketlerinin kuruluşu olduğunu düşünürüm. Bunu söylerim, çok rahatlıkla. Çünkü hizmeti hızlı ve doğrudan halka ulaştırmanın en kısa yolu.

Üzüldüğüm şey; Sayın Cumhurbaşkanımız geçen yıl 'belediyeleri silkeleyin' dedikten sonra iştirak şirketlerinin eli kolu ciddi şekilde budandı. Bu üzücü, Türkiye adına üzücü. Böyle bakılmamalı. Çünkü ben göreve geldiğimde böyle bakmadım. Ben siyaset gütmedim. Kendim siyasetten geliyor olmama rağmen."

PARA GİRİŞİ İDDİASI İLE İHALE ARASINDA 12 GÜN FARK VAR! SEÇIM TARİHİ İLE SEÇİM İÇİN PARA TOPLANDIĞI İDDİASI ARASINDA AYLAR VAR.

"Söz konusu ihaleye ilişkin kamuoyuna ve dosyaya yansıyan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.

Öncelikle belirtilmelidir ki, iddia edildiği gibi ihale bedeli 54 milyon TL değildir. Gerçek ihale bedeli 52.740.000 TL’dir. Buna rağmen, çeşitli haber ve beyanlarda bu rakam bilinçli şekilde 54 milyon TL olarak gösterilmektedir. Daha da önemlisi, aynı gün gerçekleştirilen ve yaklaşık 22 milyon TL tutarındaki ikinci ihale tamamen yok sayılmaktadır.

Oysa her iki ihale birlikte değerlendirildiğinde toplam iş hacmi 74.740.000 TL’ye ulaşmaktadır. Ancak anlatımlar yalnızca tek bir ihale üzerinden kurgulanmakta, bu da olayın bütünlüğünü bozmakta ve gerçeği çarpıtmaktadır.

Savcılık tarafından rüşvet olarak gösterilmeye çalışılan para hareketlerinin tarihleri de iddialarla çelişmektedir. Dosyada özellikle vurgulanan banka hareketi 13.06.2024 tarihlidir. Ancak ihale tarihi 25.06.2024’tür. Yani söz konusu ödeme, henüz yapılmamış ve sonucu belli olmayan bir ihaleden 12 gün önce gerçekleşmiştir.

Bu durumda, ortada henüz gerçekleşmemiş bir ihale için rüşvet ödendiği iddia edilmektedir ki bu hayatın olağan akışına açıkça aykırıdır. Savcılık, bir firmaya yapılan ödeme ve hemen ardından hesaptan para çekilmesini yan yana koyarak bir rüşvet ilişkisi kurmaya çalışmaktadır.

Oysa ticari hayatta bu son derece normal bir durumdur. Firmalar kendilerine yapılan ödemeleri ticari faaliyetleri kapsamında kullanır, bu durum tek başına suç isnadı için yeterli değildir.

Ayrıca, iddialarda seçim finansmanına ilişkin ifadeler de yer almaktadır. Ancak seçim tarihi 31 Mart 2024’tür. Buna rağmen, seçimden aylar sonra seçim için para istendiği ileri sürülmektedir. Bu iddia hem mantık hem de zamanlama açısından tutarsızdır.

Dosyada yer alan tüm banka hareketleri incelendiğinde görülecektir ki, bunlar rüşvet ilişkisine değil, olağan ticari faaliyetlere işaret etmektedir. Söz konusu işlemler sonradan seçilerek bağlamından koparılmış ve yapay bir suç kurgusu oluşturulmaya çalışılmıştır.

- İhale bedelleri yanlış ve eksik aktarılmaktadır,

- Aynı gün yapılan ikinci ihale bilinçli şekilde gizlenmektedir,

- Teknik veriler iddialarla örtüşmemektedir,

- Para hareketlerinin tarihleri iddiaları çürütmektedir,

- Banka işlemleri olağan ticari faaliyet kapsamındadır.

Tüm bu nedenlerle, ileri sürülen iddialar somut delillerle desteklenmeyen, çelişkili ve gerçeği yansıtmayan bir kurguya dayanmaktadır. Ümit Polat’ın beyanları mevcuttur. İddianın benimle bir ilgisi olmadığı gibi hiçbir gerçekliği de yoktur.

Genel Müdür olduğum süre boyunca tüm satın almalar mevzuata uygun şekilde yapılmış olup tüm işlemlerimiz; Sayıştay denetiminden, mülkiye müfettişi ve ticaret müfettişliği denetiminden, ayrıca İBB’nin iç denetiminden geçmiştir.

Biz, gerek tüm satın almalarımızı gerekse para çıkışlarımızı sistem içerisinde raporlayan kurumsal bir işleyişe sahibiz. Bu raporlar sadece bende kalmıyor; İBB İştirakler Müdürlüğü üzerinden mali işlere veya ilgili birimlere de sunulmaktadır. ​Bu dosyanın kurgusunda eylemleri Sayın İmamoğlu’na bağlamak için inşa edilen yol; Ben, Ertan Yıldız ve Fatih Keleş üzerinden geçmektedir.

Önce benim ismimden Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’e bağlanarak, oradan da Sayın Ekrem İmamoğlu’na ulaşacak bir hat kurmak istenmektedir. Bu sebeple beni konuşturma eylemlerinde de aynı yöntem uygulanmakta, isimler konsolide edilmektedir. Ümit’in önüne bir isim konuyor, o da Fatih Keleş.

Fatih Keleş’in iştiraklerle bir alakası yok, o anlamda hiçbir rolü yok. Bizim de beş buçuk yıllık süreçte belki 4-5 defa temasımız olmuştur; belki toplantılarda karşılaşmışızdır."

15:03 I "ALİ SUKAS FİRMALARDAN YÜZDE 10 İSTEDİ" İDDİASI

Ali Sukas, etkin pişmanlık ifadesi veren ancak yeterli görülmemesi nedeniyle tahliye olamayan Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın ifadelerine de yanıt verdi. Polat’ın "Ali Sukas’ın adı piyasada yüzde 10’cuya çıktı" iddiasını yalanlayan Sukas, şunları söyledi:

"Ümit Polat ‘firmalardan almış oldukları işin yüzde 10'u tutarında para talep ettiğimi, bu firmaların listesini tuttuğumu ve üzerlerine notlar aldığımı, listeleri kendisine vermek istemediğimi fakat çalışırken bizzat kendisinin gördüğünü’ iddia etmiş.

Ümit Polat Satın Alma Müdürü o dönem. Ümit Polat’ın da ‘listeleri aylık olarak hazırlayıp bana getirdiği’ şeklinde beyanı var. Şimdi bu da yine gizli tanık gibi ‘listeden’ bahsediyor. Tarafımca tutulan bir liste yok. Eğer listeyi o getirdiyse, ben üzerine not aldıysam ona niye vermeyeyim, ondan niye saklayayım? Artı ben şirketin Genel Müdürüyüm. Şirketin bütün bilgilerini görebilecek konumdayım. Yani ay sonu kim ne kadar iş yapmış, böyle bir şeye ihtiyacımız yok. Onun bana getirmesine de ihtiyacım yok.

Burada enteresan olan Ümit Polat diyor ki, ‘firmalardan duydum’. Firmalar diyor, ‘biz Ümit Polat'tan duyduk’. Takdiri size bırakıyorum."

"Ben Ali Sukas, Rizeliyim. Uzun yıllar boyunca hem kamu hem özel sektörde görev yaptım. Ancak kamuoyunda daha çok, içinde bulunmaktan gurur duyduğum siyasi kimliğimle tanındım.

Siyasi hayatım boyunca, Milliyetçi Hareket Partisi bünyesinde çeşitli görevler üstlendim; belediye başkan adaylıkları ve milletvekili adaylıklarıyla inandığım davanın peşinden gittim. Hayatımın en büyük onurlarından biri ise gençlik yıllarımda Alparslan Türkeş’in yakınında bulunmaktır.

Bu bilgileri paylaşmamın amacı siyasi bir anlatı kurmak değil; dünya görüşümün ve savunmamın temelini daha iyi anlatabilmektir. Benim için devlet; örf, din, dil ya da coğrafyadan öte, bugün 'hukuk' dediğimiz sistemle ayakta duran bir yapıdır. Devletin varlığını sürdürebilmesinin yegâne şartı, hukuktan aldığı meşruiyettir.

Bu nedenle devlet; yetkilerini ve gücünü, hukuk dışı hiçbir yapı ile paylaşamaz. Böyle bir yapının varlığı kabul edilemez. Nitekim tarih göstermiştir ki, devlet dışında ve hukuka aykırı şekilde örgütlenen her yapı er ya da geç tasfiye edilir.

Benim hayatım boyunca benimsediğim anlayış budur ve hiçbir zaman değişmemiştir. Milliyetçilik anlayışım ırka değil, aidiyete dayanır. 'Ne mutlu Türküm diyene' sözü de bu anlayışın temelidir. İnançlı bir insanım; ancak devletin varlığını yalnızca dinle açıklamak mümkün değildir. Devlet, tüm bu değerlerin üzerinde birleştirici bir yapıdır.

Bu çerçevede; 15 Temmuz’da devlete kasteden paralel yapılarla mücadele etmiş birinin, böyle bir yapının içinde yer alması veya ona hizmet etmesi düşünülemez. Hayatım boyunca devlete bağlılık, helal-haram hassasiyeti ve hesap verme bilinciyle yaşadım. Bu nedenle, yöneltilen suçlamalarla yargılanmak benim için özgürlüğümün kısıtlanmasından daha ağır bir durumdur."

13:43 I ALİ SUKAS'TAN GİZLİ TANIK "GÜRGEN" HAKKINDA "ŞEYTAN" BENZETMESİ

Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın ilk sözleri şöyle oldu:

"Devletin baki kalmasının tek sebebi hukuktan aldığı güçtür. Devlet, tüm kavramların üstünde ayrı bir birleştiricilik demektir. Aylardır ilk defa kendimi ifade edebilme fırsatı bulmuşken, masum olduğumu kayıtlara geçirmek istiyorum. İnanıyorum ki yaptığımız hizmetlerle hatırlanacağız.”

Ali Sukas, savunmasının devamında, şu ifadeleri kullandı:

"İBB operasyonundan önce başlayan bir süreç vardı aslında. Sosyal medyada trol hesaplar, anonim hesaplar, bazı basın yayın kuruluşlarında görev yapan kişiler, bazı televizyon kanallarında yorumcu kisvesi altında, akşam sabah siyasi motivasyonla, siyasi aidiyetlerle veya başka sebeplerle sürekli bizim ailemize, çocuğumuza, şahsımıza, oğlumuza, her şeyimize küfreden, hakaret eden bir organizasyon vardı. Kaç kez tekzip gönderdik, yayınlamadılar. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk, netice alamadık.

Bu (gizli tanık) Gürgen’den biraz bahsetmek istiyorum ben. Mesleğim ormancı olduğu için, aslında Gürgen ağacını da çok severim ama burada durum biraz farklı oluyor.

Şimdi bu mahlukat nasıl bir canlıysa, yazıcı melekleri gibi benim omuzuma oturmuş, beni 24 saat izlemiş, benim şoförümü izlemiş, Ertan Yıldız'ı izlemiş, Ertan Yıldız'ın şoförünü izlemiş, Yönetici konumunda yaklaşık 50 kişi var, 50 kişiyi izlemiş. İş yapan firmaları izlemiş, İş yapan firmalarla iş yapanları da izlemiş.

Bunu düşündüm yani böyle bir canlı var mıdır diye? 'Evliya olabilir mi?' dedim, olmadı o. 'İn midir, cin midir' derken şeytanda karar kıldım. Çünkü fitne ve dedikoduyu yayan şeytandır. Yani başka hiçbir yaratılmış böyle bir görevi üstlenmemiştir."

13:28 I DURUŞMA SALONUNDA "CUMHURBAŞKANI İMAMOĞLU” SLOGANLARI

Tutuklu sanıklar duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu içeriye girerken “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı.

Duruşma, "rüşvet" suçlamasıyla tutuklu bulunan Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın savunmasıyla devam ediyor.

12:27 I DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Mahkeme Başkanı, Murat Or’un savunması, avukat sorgusu ve avukatının savunmasından sonra duruşmaya saat 13:30’a kadar ara verdi.

12:19 I 'İZLEYİCİ KISITLAMASI' VE GAZETECİLERE YÖNELİK YENİ KARAR!

Hakim, Ekrem İmamoğlu’nun söz alarak tutuklu yakınlarının salona alınması konusundaki kısıtlamaya yönelik itirazına ilişkin değerlendirme yaptı. Mahkeme Başkanı, "Ekrem Bey söz almadan önce biz de bu konuda değerlendirme yapmıştık. Jandarma ile de konuştuk" diyerek, salonda boş kalan yerlerle ilgili daha çok aile üyesinin içeri alınması yönünde bir düzenleme yapılacağını söyledi.

Mahkeme Başkanı ayrıca, İmamoğlu’nun 3 avukat sınırlaması talebine karşın da, "3 avukatın alınması konusu CMK’da var. Gerekli görüşmeyi yaparım" açıklamasında bulundu.

Medya ile ilgili de, "Arkadaşların görüşme talebi oluyor. Priz olmadığını, masa olmadığını söylediler. Elektrik sağladık. Hoparlör de sağlanacak" dedi.

İmamoğlu da teşekkür ederek karşılık verdi. Salondan götürülürken, "Ekrem Başkan" sloganı atıldı.

11:27 I MAHKEME BAŞKANI DUYURDU: DAVAYA SAAT AYARI!

Mahkeme Başkanı, bayram sonrası duruşmaların yine Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri yapılacağı aktardı.

Başkan ayrıca; Ramazan ayı nedeniyle saat 16-17 gibi bitirilen duruşmaların, bayram sonrası saat 10:00’da başlayacağını ve 21:00–22:00 saatlerine kadar süreceğini kaydetti.

11:00 I 'İFADELERİM İDDİANAMEYE YANLIŞ GEÇİRİLDİ' İDDİASI

İBB Davası'nda konuşan Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or, savunmasının başında, verdiği iki ifade arasında çelişkiler olduğunu belirterek, ifadelerinin iddianameye yanlış geçirildiğini öne sürdü.

Verdiği ifadenin tam metnini iddianamede gördüğünü belirten ve ifadelerde dikkat çekici maddi hatalar olduğunu aktaran Or, şöyle konuştu:

"İfademde de söylediğim gibi Ali Sukas’a para verildiğine doğrudan şahit olmadım. Bunu ilk ifademde belirtmiştim ama ikinci ifademde 'Bu şahısların diğer firmalara nazaran erken almasının sebebinin usulsüzce Sukas’a tekrar para verilmiş olmasından kaynaklandığını düşünmekteyim' demişim. İki kısım birbiriyle çelişiyor. Burada savcı bey bana sorular yöneltiyordu tabii. Ben ‘düşünülebilir’ demiştim ama bu kelime ifademde ‘düşünmekteyim’ diye yer almış. Maddi bir hata olmuş.

İkincisi ise, market kartlarıyla ilgili kısım. Ramazan ayında dağıtılan kartlarla ilgili kısım. Elime aldığımda içerisinde karta benzer şeyler vardı. Market kartlarını da daha önceden duymuştum. Bunların bana sorular kartlar olabileceğini düşünerek ‘Burada bulunduğunu düşündüğüm’ dedim ama bu ifadede de ‘bulunan’ diye yazılmış. Yine bir maddi hata oluşmuş diyebilirim."

10:46 I İZLEYİCİ KISITLAMASINI ELEŞTİRDİ, MAHKEME BAŞKANI'NA SESLENDİ!

İzleyici kısıtlamasını eleştiren Ekrem İmamoğlu şunları söyledi:

“Herkes sorumluluk almaya hazır. Lütfen bunu bayramda düşünmenizi istirham ediyoruz. Kısıtlamaların ne size ne heyetinize ne de insanların adil yargılanma sürecine en küçük faydası yoktur. İnsanların gerçekten buna ihtiyacı var.

Bütün bunları revize edip müzakere kapınızı açık tursanız, kimse sizin makamınıza saygısızlık yapmaz. Şeffaflıktan kaybedeceğiniz hiçbir şey olmaz. Kazanan yüce Türk yargısı, yüce Türk milleti olur.

Duruşmanın naklen yayınlanmasını herkesin istediği durumdan bu kısıtlamalara geldik. Bu doğru bir evrilme değil. Bu dava çok büyük bir dava, sorumluluğunuz çok büyük. Lütfen söylediklerimi dikkate almanızı istirham ediyorum.

Bayrama giriyoruz. Bazen öyle bir çıkış yaparsınız, insanların tutuksuz yargılanma hakkını sağlarsınız. Tarihe geçersiniz.”

10:33 I İMAMOĞLU KÜRSÜDE

Ekrem İmamoğlu, Mahkeme Başkanı'nın yanına gelerek, “İzniniz olursa 3 dakikalık bir konuşma yapacağım” dedi. İmamoğlu, konuşma yapmak üzere kürsüye geldi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.