Çankırı ile birlikte sen de "kaçırdın" sayın Şahin!

Yeni yazıya başlarken beni de afakanlar basıyor! Yazı konusu için hazırladığım ve masamın üzerindeki notlarıma baktığımda, “şunu yazmalıyım”  diyebileceğim konu başlığı sayısı öylesine fazla ki, üzerinde yoğunlaşarak karar verme sürecim, yazı için harcadığım zamanın en  az üç katı!

İsterseniz buyurun beraber bakalım önümdeki “yazı konusu” başlıklarıma…

- Çakma İmparator ve Çankırıspor,

- 12 Haziran seçimleri sonrası seçilen milletvekillerine koşa koşa giden STK başkanlarının sergilemiş oldukları bu eyleme “eleştirel” bir bakış.

- Ak Parti Çankırı milletvekili Hüseyin Filiz’in, seçim sonrası “şirketlerinden” ayrılıp ayrılmadığının masaya yatırılması.

- Karatekin Üniversitesince gerçekleştirilen ve KİK’ten dönen inşaat yapım ihalenin perde arkası.

- Çankırı’ya atanacak yeni vali ve Çankırılı bürokratların son durumu.

- Yeni seçilen milletvekillerine “tatil dönemi” içinde gerçekleştirmeleri gereken “Acil Eylem Planı” reçetesi.

- Çankırı yerel basını ile birlikte Sözcü18’in masaya yatırılması.

Daha sıralayayım mı!

Paragliding World Cup’da halen yaşanan stres, gerilim ve perde arkası cereyan eden olaylar…

-Ukrayna’dan haberler…

Böylesine ardı ardına sıraladığım “yazı içeriği” olarak işleyebileceğim konu başlıklarından hangisini ele alacağım konusunda çektiğim sıkıntı ve kaybettiğim zamanla pazartesi gününün ilk yarısını geride bıraktık, ikinci dilimini de neredeyse yarılamak üzereyiz!

İsterseniz gelin; Paragliding World Cup’ın açılışı ile yaptığımız “Açılış tam bir fiyasko” başlıklı haberimizde yer alan “Milletvekilleri Sporun S’sinden anlamıyor”u bu köşede biraz açalım…

YERİ GELDİĞİNDE SİYASETÇİ GAZETECİ’YE,
GAZETECİ DE SİYASETÇİYE MALZEME OLUR!

Gazetecilik mesleğini icra ederken, farklı farklı etkinliklerde bir araya gelen siyasetçi + gazeteci birlikteliği, beraberinde haberin şekillenmesine ya da farklı bir mecraya dönüşerek, yaşanılan olayın çok daha fazla izlenmesine ya da okunmasına neden olabilir…

Termal Otel’de yaşadığım tatsız olay (fotoğraf makinamı çaldırdım) nedeniyle açılış töreninin yapıldığı saatlerde moralim hayli bozuktu (Hoş, şimdi de bozuk ya).

Bu nedenle elimde kalan son cep makinası ile yaşanılan ortamı fotoğraflamaya çalışırken (daha doğrusu çalışmazken) (!) milletvekillerini (yani politikacıları) ikaz ederek “Şu yarışmacıyla bir kare alsak” (!) “şu pilotların paraşütlerini sizin üzerinizde denesek” ya da en azından “şu pilot şapkalarını ve gözlüklerini taksanız da” (!) gibisinden herhangi bir telkinde bulun(a)madım…

Bendeniz bu işi üstlenmeyince, Çankırı’dan “valilik dolmuşu”na (!) binerek Çavundur – Termal Otele anca gelebilen gazetecilerin (matbaacılar diyesim geliyor ama) böylesi bir görevi (ya da cesareti) kendilerinde bulamamaları nedeniyle, politikacı – paraşütçü buluşmasından TV ekranlarına ya da gazete sayfalarına bir mok çıkmadı!

Hoş, bu malzeme ile de çıkması mümkün değildi!

Organizasyonun baş mimarı Tahsin Tekin, açılış konuşması ile birlikte, protokolün diğer isimlerinin yaptığı konuşmalar tamamlanmasından sonra, öylesine “asabi” bir duruş sergiliyordu ki, gazetecinin de, politikacının da “böylesi bir ortamda daha fazla vakit kaybetmenin anlamı yok” (!) demekten başka şansı kalmıyordu!

Ancak, olması gereken şudur ki; “Politikacı, içinde bulunduğu her anı kendi lehine çevirme – çevirebilme yeteneğine sahip kişidir” gerçeğinden yaşanılanları değerlendirdiğimde, kusura bakmasınlar ne İdris Şahin ne de Hüseyin Filiz “Sporun s’sinden, haber'in 'h'sinden anlamıyor! Anlamadıkları gibi ‘anlama’ gayreti içerisinde de değiller” (!)

Milletvekili Hüseyin Filiz’i bir kenara koyacak olursam (her zaman böyle oldu ve böyle de olacak) İdris Şahin’in, boyu – posu ile sergilediği dış görünüşünün ötesinde, üst düzeyde bir Beşiktaş taraftarlılığını da birleştirdiğimde, “spor”dan böylesine uzak davranışlar sergilemesine doğrusu bir anlam veremiyorum!

ONUN YERİNDE “BEN” OLSAYDIM BUGÜN TV EKRANLARI
VE DE GAZETELERİN 1. SAYFASINDA ÇOKTAN YER ALMIŞTIM!

Çankırı Milletvekili İdris Şahin’in yerinde ben olsaydım, dünkü açılış kokteyli öncesinde, yamaç paraşüt sporunu yapan en usta sporcu (şampiyon sporcu) ile yan yana gelirdim! (Erkek ya da kadın hiç fark etmez)

Giyebildiğim ya da vücuduma uygun olan yamaç paraşüt sporcusu kıyafetini de sırtıma geçirir, “şampiyon sporcu” ile birlikte kameralar önünde istenilen her bir pozu verir ve de üzerine “Çankırı’da bu sporcuları ağırlamaktan, onlarla birlikte Dünya Şampiyonasına ev sahipliği yapmaktan ziyadesiyle mutluyuz. Şampiyona süresince Bayramören’den de uçmanın taktiklerini ‘dünya şampiyonu’ arkadaşımızdan alarak, Çankırı semalarında uçmak istiyorum” derken, flaşlar patlar, kameralar çalışır ve Çankırı adına + kendi adına görevini yapmış bir siyasetçi olarak mikrofonları bırakırdım!

SONRASI MI…

Milletvekili İdris Şahin “patlar” giderdi!

Çıkabilecek bazı başlıkları sıralamaya çalışayım:

-TBMM’nin ilk uçan milletvekili: İdris Şahin

-Politikacı Şahin, Şampiyon’la uçtu!

- Politikadan sonra, sırada Bayramören’den uçuş var!

-Milletvekili Şahin “Paraşüt siyah-beyaz olursa uçarım” dedi!

Daha akla gelebilecek nice başlık ve TV ekranlarının haberlerinde, magazin programlarında…

Say say bitmez…

Onbinler, böylesi bir haberle Çankırı’dan, Çavundur’dan, yamaç paraşüt sporundan, Paragliding World Cup’tan, milletvekili İdris Şahin’den…

Daha bilmem neden haberdar olurlar(dı) !

Ama olmadı… Olamadı…

Bütün bunları yapmak için, yapabilmek için öncelikli olarak; "ders çalışmk" ve de organizasyn komitesiyle “işbirliği” içerisinde gerek! Daha sonrası mı…

Ne diyeyim… Çankırı kaçırıyor! Genç, dinamik, ilerisi için ümit vaadeden politikacı Şahin kaçırıyor!

Kaçan kaçana… Hem de ardı ardına…

Bu topraklarda doğmak demek galiba "trene bakmakla" eşdeğer…

Haftanız güzel, “görüş alanınızda” tren olmaması dileğimle…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Okuyucu yorumları ile ilgili olarak açılacak davalardan Sözcü18.com sorumlu değildir.
15 Yorum
  • mustafa / 01 Ağustos 2011 Pazartesi 13:42

    danışmanının düşünmesi lazımdı. kim şahin'in danışmanı?

    Yanıtla (0) (0)
  • ZEKİ HAN / 28 Temmuz 2011 Perşembe 18:46

    Editör Kara Murat benim diyen figüran değil Kara Murat'ın kendisi olsun istiyor sayın vekilimizin. Biz de istiyoruz vekilimiz Tatar Ramazan olsun ve desin "Ben bu oyunu bozarım..."

    Yanıtla (0) (0)
  • söyledi / 28 Temmuz 2011 Perşembe 12:35

    sayın beki kendi yaptığı zihniyeti vekillerimizde görmek istiyor. diyor ki; bizi kandır rol yap numara yap yalan söyle kameralar karşında poz ver bide yiyelim. sözde çankırının iyiliğini isteyen sözde köşe yazarı olmaktan öte değil. Kısacası sayın şahin gel sana ünlü olmak için kendi yaptığım gibi palyaçoluk dersi vereyim ben de para kazanayım. Beki gazetecilik anlayışını PAMPİŞ dosyasıyla meyvesini toplamış hilal cebeciden selamla yetinmiştir:)

    Yanıtla (0) (0)
  • ZEKİ HAN / 27 Temmuz 2011 Çarşamba 23:51

    Sevgili kürşatcım gerçek adın o da değil de senin. Şu telefonda bize saydırdıklarını lütfen buradan da paylaşır mısın. Bu arada günah çıkarmayı hiristiyanlar kiliselerde papaza yapıyor. Senin umrenin konu ile ilgisi yok. Bir de sende paranın satın alamayacağı ne var onu merak ediyorum ben.

    Yanıtla (0) (0)
  • HLM / 27 Temmuz 2011 Çarşamba 23:47

    Sonuna kadar arkandayım. Kesinlikle haklısın. Artık yal yerine etsizde olsa kemiklerimiz var ağzımızda. Biir de zamanında amerikan mandasını seçseydik kurtuluş savaşının yerine. Sömürselerdi bizi ama boş kalmasaydık. O zaman tokatlılarlımı zda olmazdı direkt amerikanlar için havlardık. Bizler iradeden zekadan mahrum insanlarız. Ne saçma şey şu cumhuriyet, ne saçma şey özgürlük. Sanırım "gençliğe hitabede adı geçen dahili bethahların minnagı sensin öz çankırılı kardaşım. Senin cenazeni toprak kabul eder mi ki!

    Yanıtla (0) (0)